11 Nisan 2017 Salı

E-Ticaret İle Para Kazanmak İçin (1)

    Merhaba Arkadaşlar;
    Yeni bir deneyim ile yine karşınızdayım. Bu haftadaki konumuz e-ticaret ile para kazanmak. E-ticaret ile para kazanmayı, online mağaza açarak para kazanmak olarakta ifade edebiliriz.

    İnternetin ülkemizde yaygın şekilde kullanılmaya başlanmasından sonra, internet üzerinden para kazanma konusu son 10 yılda kendini iyice göstermiş durumda. İnternetten para kazanma yollarından biri olan online mağaza açıp e-ticaret yapmak, en çok gelir getiren seçenekler arasında yer alıyor. Bu yazımızda bazı e-ticaret seçeneklerini baz alarak değerlendireceğiz.

    Önce "e-ticaret nasıl oluştu?" kısaca bundan bahsedelim.

    Ülkemizde internet, ilk başlarda gazete veya haber okumak, TV izlemek, radyo dinlemek gibi amaçlarla kullanılıyordu. Zaten daha fazla seçenek yoktu. İnternet sitesi sayısı da çok düşüktü. Daha sonra chat (sohbet) odaları, Messanger, Facebook, Twitter derken oldukça yaygın bir kullanıma erişti. İnternet kullanımı yükselmeye başladığı yıllardan itibaren, internet üzerinden para kazanmaya yönelik teşebbüsler hemen arkasından geldi. İnternetin bu kadar yaygın kullanılması, ciddi bir potansiyel müşteri sayısı demektir. İç piyasada müşteri bulmaya zorlanan satıcılar, bu kalabalığı iyi değerlendirmeyi başardı ve e-ticarete atılarak para kazanmaya yeni bir boyut getirdi. Hem daha kolay müşteri bulma imkanı, hem de daha yüksek kâr elde etme yönüyle internet, artık satıcılar için en çok tercih edilen seçenekler arasında yer almaya başladı.

    Şimdi asıl konumuza geri dönelim.
    Tabi e-ticaret yapmanın birden fazla seçeneği var. Size bu seçenekleri artısı ile eksisi ile açıklamaya çalışacağım. Yazımızı okuduktan sonra kendinize uygun seçeneği seçmek için ön bilgiye sahip olacaksınız.

    Kendinize ait bir online mağaza açarak e-ticaret yapabilirsiniz.
    Ancak bu seçenek, yüksek bir sermaye gerektirdiği için pek fazla tercih edilmiyor. Bütün özellikleriyle birlikte büyük bir online mağazaya sahip olmak için, en az 20.000 TL sermayeniz olması gerekiyor. Eğer bir web yazılımcısı, programcısı değilseniz, bu maliyeti göze almak zorundasınız. Konusunda uzman kişilerin bilgisine muhtaçsınız. Web yazılım ve programcıları, sıfırdan bir online mağaza açmak için, sizden bu parayı isterler ve haklarıdır da. Çünkü bu iş kolay değil. Web tasarımcıları dilediğinizde sitenizin SEO hizmeti de verebilir. Bunun içinse ayrı bir ücret talep edebilir. Artık biliyorsunuz; SEO olmadan web sitenizin arama motorlarında öne çıkması çok zor, bu sebeple SEO olmazsa olmazların arasındadır. SEO olmazsa satış yapmanız çok zor.
 
    Kendinize ait bir web sitesi açtınız veya açtırdınız varsayalım. Satmak için çok sayıda ürünü toptan satın alıp, web sitenize entegre etmeniz gerekiyor. Ayrıca bu ürünlerinizi korumak için, ürünlerinizden fire vermeyecek nitelikte bir depoya ihtiyacınız var. Toptan ürün almak için 50.000 TL'lik bir sermaye başlangıçta yeterlidir. Ne kadar çok ürün alırsanız ve bu mallarınızı iyi koruyabilirseniz o kadar çok kâr potansiyeliniz artar.

   Bitmedi. Bir sürü resmî prosedürü tamamlamanız lazım. Prosedürden kasdımız, bir ticaret siciline sahip olmanız gerekiyor. Yani fatura veya fiş kesebilen vergi mükellefi olmanız gerekiyor. Ortaklık açmanıza gerek yok. Şahıs işletmesi olabilirsiniz. Meselâ küçük bir köy dükkanı, şahıs işletmesine örnektir. Ancak yine bütün bu işler için size danışmanlık yapacak bir meslek mensubuna daha ihtiyacınız var. Serbest muhasebeci mali müşavirlere... İster bütün bu prosedürler hakkında sadece bilgi alıp, bütün işleri siz yaparsınız, isterseniz de vekâlet vererek resmî işlemleri sizin adınıza muhasebecinin yerine getirmesini sağlarsınız. Sadece işletme açarken değil, işletme kurulumundan sonra da her zaman muhasebecilere ihtiyacınız olacak. Muhasebeciler, devlet ile sizin aranızda köprüdür. Evrak kaydı yaparlar, ödemek zorunda olduğunuz vergi tutarını tespit ve tahakkuk ettirirler ve yetki vermeniz hâlinde adınıza tahakkuk olmuş verginizi öderler.

    Sitenizde kredi kartı ile ödeme alabilmeniz için sanal pos almanız gerekiyor. İstediğiniz bir bankaya başvurarak, bankanın şartlarını yerine getirerek ve maliyetine katlanarak, sanal pos alabilirsiniz. Bankalar, sanal pos vermek için ticari bir sicilinizin olmasını şart koşar. Fatura veya fiş kesebilen bir vergi mükellefi değilseniz maalesef pos cihazı alamazsınız. Pos cihazı alamazsanız kredi kartınıza ödeme alamazsınız. Sadece havale/EFT yoluyla veya kapıda ödeme seçenekleriyle idare etmek zorunda kalırsınız. Bu web siteniz ve ticari siciliniz için iyi olmaz. Alıcılar nazarında fason satıcı gibi görünürsünüz. Hani şu TV'lerde, radyolarda, gazete kenarlarında sahte ürün satan satıcılar var ya. İşte biz bunlara fason satıcı diyoruz. Ürün garantisi sahtedir, ürün satın aldıktan sonra sizi tanımazlar, karşınızda muhatap bulamazsınız, bulsanız da kaba ve görgüsüz şekilde konuşur. Müşterinize işte böyle kötü satıcı olarak görünmek istemiyorsanız, güven vermek istiyorsanız sanal kredi kartı posu almanızda büyük fayda var.
 
    Haa bir de unutmadan... Online internet mağazanız için bir de SSL sertifikasına sahip olmak zorundasınız. Zorundasınız diyorum çünkü son günlerde Google, ticari olsun veya olmasın bütün web sitelerine SSL Sertifikası şartı koydu. SSL sertifikası olmayan web sitelerini  tek tek tespit ederek güvensiz statüsüne aldı. SSL sertifikası müşterileniz için de bir güvenlik göstergesidir. SSL sertifikasını yıllık ücretini ödeyerek, web sitenizin domaini ve hostingini satın aldığınız firmadan temin edebilirsiniz.

    Bu seçenekte bir dezavantaj daha... Üzgünüm ama sizden önce açılmış olan hepsiburada.com, gittigidiyor.com, n11.com, sanalpazar.com gibi dev alışveriş platformları ile rekabet etmek zorundasınız. Ve bu çok ama çok zor. Sadece hepsiburada.com'un 7 milyon üyesi (müşterisi) var. Diğerlerini hiç saymıyorum bile. Bu platformlar, her bakımdan müşteri memnuniyeti konusunda tecrübe edine edine uzmanlaşmıştır çünkü piyasanın ilk kurulan alışveriş siteleridir. Zaman içinde kendilerini en üst seviyede geliştirmişlerdir. Sizi korkutmak istemem ama bu platformlarla rakip olmak demek, Migros'un yanında dükkan açmak gibidir.

    Size bir de ürünü müşteriye teslim etmek için uygun fiyatta anlaşabileceğiniz kargo şirketi lazım. Çünkü müşteri yüksek fiyatlı kargo ücreti ile teslimat yapan web sitelerinden hoşlanmaz. Kargo şirketleri anlaştığı işletmelere uygun fiyatlı kargo teslim fırsatı sunabiliyor. Tabi belirli bir satış hacmi isteyebilirler. Aksi hâlde indirim yapmak istemezler.

    "Bu seçeneğin hiç avantajı yok mu?" diye soruyorsunuz belki de.
   
Elbette var. Bir kere her şey sizin kontrolünüz altında. Birileriyle kâr ortağı olmak zorunda değilsiniz. Kârınızın tümü sizindir. İstediğiniz kategoride ve istediğiniz ürünleri satabilirsiniz. Yazımızın baş kısımlarında 50.000 TL'lik bütçeyi ürün tedariği için ayırmanız gerektiğini söyledim ama bu şart değil. Eğer çok çeşit ürün yerine tek çeşit ürün satacaksanız daha az bir sermaye ile de bu işi yapabilirsiniz. Web sitenizi istediğiniz gibi entegre edebilirsiniz. Deponuzda olan dilediğiniz ürünü satıştan çekebilirsiniz. Dilediğiniz ürünü de satışa sunabilirsiniz. İndirim kampanyaları hazırlayabilirsiniz. Müşterinize ayrıcalıklı hediye çekleri düzenleyebilirsiniz.

    Bu seçeneği yeteri kadar anlattığıma inanıyorum ve buraya bir virgül koymak istiyorum çünkü yazımın epey uzadığını farkettim. Malum sizin için can sıkıcı olabilir. Zaten okumayı sevmeyen bir toplumuz. Yazımın diğer bölümlerini numaralandırarak, sunmayı planladım. "E-ticaret ile para kazanmak için" başlıklı yazımın diğer bölümlerini numaralandırdığım diğer yazılarımda bulacaksınız. Bunun için size 2 alternatif sunuyorum. İsterseniz bloğumun sağ tarafındaki "Tüm Yazılar" menüsünden, isterseniz aşağıdaki alt başlıklardan ulaşabilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder