25 Aralık 2016 Pazar

Kedi Davranışları ve Bakımı

   
    Kedileri çok seviyorum ve yaklaşık 20 yıldan beri kedilerle ilgileniyorum. Bu süre zarfında kediler hakkında bizzat yaşayarak pek çok şey öğrendim ve edindiğim tecrübeleri sizinle paylaşmaktan mutluluk duyarım.

    Eğer siz de benim gibi kedileri seven ve onlarla ilgilenen biri iseniz, öncelikle bilin ki her kedi küçük bir kaplan yavrusudur. Zaman zaman hırçınlaşır, bazen şımarır, arada bir utanır, bazen de karnını doyurmanız için adeta yalvarır. Onların her hareketi benim çok hoşuma gider.

    Kediler küçük bir kaplan yavrusudur dedim. Buna göre davranmalıdır. Canı yanarsa veya bir şeye kızarsa, sahibini tanımaz ısırır veya tırmalar. Başka bir şeye kızsa bile o an, ona yaklaşmamalıdır. Kendi hâline bırakmalıdır. Aksi halde ciddi anlamda yaralar. Allah korusun yüzünüze doğru sıçrayabilir ve tırnaklarını gözünüzde deneyebilir. Önemle bildirmek isterim ki kızdıkları zaman onları kovalayıp, bir köşeye sıkıştırmayın. Yaptığınız çok tehlikeli olabilir. Çünkü kediler bir köşeye sıkıştırıldıklarında artık savaşmaya başlar. Çıkardıkları öfke dolu "Kıııh, kııııh" sesiyle önce uyarır. Uyarı alınmazsa o son çare olarak, artık saldırıya geçecektir. Kızgın hâlde iken köşeye sıkıştırıldığında karşındaki ne olursa olsun. ister köpek, ister yılan, ister siz olun saldırmaktan hiç korkmaz. Kediler cesur hayvanlardır.

    Kedîler fıtratından dolayı biraz da âsî hayvanlardır. Bu huyları maalesef, onlara halkımız arasında"nankör" denmesine sebep olmuştur. Kediler nankör değildir, âsîdir. Nankörlük çok ayrı bir şeydir. O, sahibiniz olduğunu, sizin onunla ilgilendiğinizi, yeme-içme ihtiyacını giderdiğinizi bilir. Size olan öfkesi, sizi ısırması, tırmalaması nankörlüğünden değil, bağımsız bir fıtrat özelliği olduğundandır. Bu nankörlükle izah edilemez. Kediler sıkıya gelmez, onun kendine mahsus disiplin kuralları vardır. Sizin kurallarınıza itaat etmez. Sahibi bile olsanız onun bu huyunu dizginleyemezsiniz. Özgür olmak ister. "Senin sahibin benim, benim istediğimi yapacaksın, beni ısırmayacaksın" gibi egolarınız tabiri yerindeyse ona sökmez, başına buyruk hareket eder. Bakın yine hatırlatıyorum; küçük bir kaplan yavrusu beslediğinizi unutmayın.

    Uykulu veya sakin olduklarında gayet anlayışlıdırlar, merhametlidirler. Tabi çok fazla sabrını zorlamadıkça... Sakin olduklarında fazla sıkmadan istediğiniz gibi sevebilirsiniz. Kuyruğu hafifçe çekilse bile ses çıkarmayacaktır. Karnına dokunabilirsiniz. Karnındaki yumuşacık tüylerine ellerinizi gezdirebilirsiniz, ovabilirsiniz. Kaşır gibi okşayabilirsiniz. Kızmak bir yana zevk bile alacaktır. Yemek sonrası, karnı doyduğunda oldukça keyfi yerindedir.

    Dışkı ihtiyacı geldiği zaman, çekingendir, ürkektir. Yalnız kalmak ister. Yaklaşmaya çalıştığınızda kaçmak ister. Bu durumda onu yalnız bırakın. Kendini güvende hissetsin ve ihtiyacını rahatça gidersin.

    Yaramazlık yaptığı zaman ürkektir. Suçunu bilir, kulaklarını kısar. Sizi görmek istemez. Yaptığı yaramazlığın farkındadır. Kediler üç durumda kulaklarını kısar.
    1. Öfkeli olduğu hâlde saldıracağı zaman,
    2. Ürkek olduğu, yani yaramazlık yaptığı ve dışkı ihtiyacını giderecekken birini gördüğü zaman.
    3. Yemek yerken.
    Korkutmayın. Siz de anlayışlı olun, çünkü o bir hayvandır. Yaptığı her yaramazlık çoğu zaman sakarlıktan olur.

    Kediler temizliğine dikkat eder. Özellikle yemek yedikten sonra ıslak diliyle tüylerini, patilerini ıslatarak yüzünü ve kafasını da temizler. Pis yerlere basmaz. Sokaktaki küçük su combaklarına basmaz. Sudan pek hoşlanmaz. Onun kirli su olduğunu bilir. Üstüne sıçramasından nefret eder. Su temiz olsa bile, onu bu inancından saptıramazsınız. O kendi diliyle temizlik yapmayı sever. Dışkı ihtiyacını gidermek istediği zaman küçük bir çukur açar ve işi bitince görünmeyecek şekilde üstünü tekrar kapatır. Bu kedilerin ne kadar titiz bir hayvan olduğunun işaretidir.

    Karnı acıktığı zaman kendini hissettirir. Paçalarınıza dolaşır, sık sık miyavlar. Sürekli peşinizden gelir. Ev kedisi olsun veya sokak kedisi olsun farketmez. Kediler acıktığı zaman mahzun haldedir. Yemek yerken gözlerini kapatırlar, çünkü yediği şeyin lezzetine odaklanmıştır. Ara sıra sağını solunu yoklar, çoğu hayvan gibi yiyeceğini paylaşmak istemez. Başkasına kaptırmak istemez. Siz de yemek yerken, su içerken onu rahat bırakın.

    Oyun çağları 1 ilâ 8 ay arasındadır. 8. (sekizinci) aydan sonra artık yavaş yavaş durulur. Oyun çağları aynı zamanda kendisini eğitme çağıdır. Oyun oynarken ona eşlik edebilirsiniz. Çok güzel oluyor onunla eğlenmek. 😊 Ama dikkat ederek. Çünkü oyun esnasında tırnakları dışarıdadır ve hırçındır. İstemeyerek zarar verebilir.

    Kediler yaralandığı, canı yandığı zaman da hırçın olabilir. Dokundurmak istemez. Aslında bu davranış diğer hayvanlarda da vardır. Eğer ona yardım etme niyetinde iseniz kendi emniyetinizi de alın. Sizin daha çok canınızı yakacağını zannedebilir. Başından okşamaya çalışarak yaklaşın. Ona zarar vermeyeceğinize dair güven vermelisiniz. Ancak böyle anlayabilir sizin iyi niyetli olduğunuzu.

   Kediler hakkında elimden geldiği kadar tecrübelerimi bildirmeye çalıştım. Benden bu kadar. İnsanları da sevin, hayvanları da. Tam burada hayvanseverlere bir mesaj vermek istiyorum. Hayvan sevginiz Allâh sevginizin önüne geçmesin. Kurban bayramına müdahale ve muhalefet etmeyin. Hepimizin sahibi Allâh, her şeyin sahibi Allâh. Sizin buna müdahil olmaya hakkınız yok. Haddinizi bilin, Allâh'a karşı küstahlık yapmaya kalkışmayın. Allâh herşeye hâkimdir ve hüküm sahibidir. Sen ise sadece bir kulsun ve O'na itaat etmekle sorumlusun. Hayvanlar da bir kuldur. Dikkat edin. Hayvan sevginiz, sizi hayvandan daha aşağı bir mertebeye düşürmesin.

Selâm ve sevgilerimle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder