23 Mayıs 2017 Salı

E-Ticaret İle Para Kazanmak İçin (4)

    Selâm Arkadaşlar;
    Bu yazımızda e-ticaret ile para kazanmanın son bölümünü inceleyeceğiz. En son yazımızı 28 Nisan 2017'de yazmıştık. Hemen hemen 1 ay sonra tekrar karşınızdayız. Bir önceki yazımızda satış ortaklığı yaparak e-ticaret yapmanın avantaj ve dezavantajlarını açıklamıştık.

    E-ticaret ile para kazanmanın en etkili yöntemlerinden biri de, dev satış platformları aracılığı ile e-ticaret yapmaktır. En fazla para kazandıran ve diğerlerine göre daha kısa zamanda sonuç veren bir sistemdir.

    Bu seçenek, kendinize ait bir e-ticaret site açmaktan çok daha hızlı para kazandırır. Veya bir online mağaza kiralamaktan da daha kolay ve daha hızlı para kazanabilirsiniz. Kendinize ait bir -ticaret sitesi açmakla çok benzer bir yöntemdir. Ürünlerin tedariği, ödeme alma için alt yapı giderleri, ürünü müşteriye ulaştırma giderleri gibi zorluklarla yine doğrudan siz ilgileniyorsunuz. Bu seçenekte ister dışarıdan mal alıp satabilirsiniz, isterseniz de kendi ürettiğiniz ürünleri satabilirsiniz. Fakat dev alışveriş platformları aracılığıyla satış yapmanın en büyük avantajı, çok daha hızlı zamanda para kazanıyor olmanızdır.

    Kendinize ait e-ticaret siteniz ile, hepsiburada.com, gittigidiyor.com, n11.com, sanalpazar.com gibi milyonlarca üyesi olan dev alışveriş platformları ile rekabet yapmak zorundaydınız. Deyimi yerinde ise büyük bir marketin yanına küçük bir bakkal açmak gibi bir şey. Bu seçenekte ise bizzat bu dev alışveriş platformlarının bünyesinde satış yapıyor olacaksınız. Bir anda kendinizi milyonların ziyaret ettiği bir ortamda bulacaksınız.

    Dev alışveriş platformları eskiden sadece tek pazar hâlindeydi. Yani bizlere satış yapmak için bir imkan vermiyorlardı. Kendi ürünlerini tek isim altında satıyorlardı. Ancak zamanla bu alışveriş platformları, milyonlarca kişinin ürün beklentisine cevap veremez oldular. Daha fazla ürün çeşidi sunmak, daha fazla güçlü rekabet etmek, daha hızlı gönderi yapabilmek için, dışarıdan tedarikçilere ihtiyaç duydular. Gerçek mağaza sahiplerini, kendi platformlarında satış yapmak için teşvik ettiler ve bu yolla müşterilerine daha geniş ürün yelpazesi sundular. Hem kendileri daha fazla kazanmaya başladı hem de gerçek mağaza sahiplerini milyonlarca potansiyel müşteri ile buluşturdular. Böylece bize de daha hızlı ve daha çok para kazanma imkanı sağladılar.

    Gelişen bu yöntemle bizler de, artık bu dev ticaret merkezlerinin bünyesinde satışlarımızı artırabiliriz. Bir anda milyonlarca kişinin, ürünümüzü görmesini sağlayabiliriz.

    Bu yöntemde, kendimize ait veya kiralık online alışveriş sitemize, web ziyaretçisi bulmak için uğraşmaya, reklam gideri yapmaya gerek yok. Hali hazırda milyonlarca ziyaretçi zaten bu dev satış platformlarını ziyaret ediyor, almak istediği ürünü kızgın rekabet içinde, daha uygun fiyata bulabiliyor ve satın alıyor. Siz zahmet etmeden, reklam maliyetlerine katlanmadan müşteri ayağınıza kadar geliyor kısacası.

    Dev alışveriş sitelerinde satış yapmak için, bir ticari kimliğe sahip olmanız gerekiyor. Yani fatura kesebilen vergi mükellefi olmanız şart. Kendinize ait özgün online siteniz üzerinden satış yapma yöntemi ile aynı. Gerçek bir mağazanız olup olmaması ise şart değil. Önemli olan ticari  sicilinizin olması, fatura veya fiş kesebilme yetkinizin olması bir de büyük satış platformunun müşterilerine yeteri kadar ürün çeşidi sağlayabiliyor olmanızdır. Sanal kredi kartı postu için yapılması gerekenler yine sizin yükümlülüğünüz.

    Eğer gerekli şartlara uygunsanız bence hiç durmayın. Kendinize ait online alışveriş sitenize müşteri bulana kadar, bu yöntemi seçerek hemen satışlara başlamak çok daha akıllıca bir yöntem. Bunun için yukarıda örneklerini verdiğimiz hepsiburada.com, gittigidiyor.com, n11.com gibi büyük alışveriş platformlarına başvuru yapın. İletişim kurarak daha geniş bilgi alın. Onlar size ne yapmanız gerektiği konusunda yol göstereceklerdir. Eğer yetkili bir ticaretçi iseniz ve gerekli şartları yerine getirebilecek kapasiteniz varsa hemen başlayın derim. Kendinize ait online alışveriş sitenizde para kazanmak yıllarınızı alır. Ekmek arslanın ağzında değil, midesinde artık. Bana göre en etkili yöntem, bu yöntemdir para kazanmak için. Diğer seçenekler çok sabır ve çok daha ağır bir çalışma gerektiriyor.

    Online ticaret yapmak isteyen siz değerli arkadaşlarımın dikkat etmesi gereken çok önemli bir konulardan biri de, bu işi ana işiniz olarak görmenizdir. Çünkü yoğun trafiğe cevap vermek zorundasınız. Özellikle bu yöntem, sürekli bir ilgi gerektirir. İnternet üzerinden satış yapmayı ek iş olarak görüyorsanız üzgünüm ama şimdiden başarısız olacağınızı söyleyeyim. Mevcut bir işiniz varsa yani özel veya kamu kurumunda çalışıyorsanız bu işe başlamayın. Bu işe başlayacaksanız da diğerlerinden vazgeçmeniz gerekiyor. Çünkü en çok para e-ticaret ile kazanılıyor, dolayısıyla sizin de ana işiniz olarak e-ticareti seçmeniz lazımdır. Diğer türlü, bir eli işte, gözü oynaşta gibi bir şey oluyor. :)  Çok para kazanmak istiyorsanız, bu işi ana işiniz olarak seçmelisiniz.

    Bu yöntemi uzun uzadıya anlatmaya gerek yoktu. Önemli olan ana mantığı bilmektir. Zaten bu konuyla ilgili önceki yazılarımızda temel bilgiyi edinmiş oldunuz. Hatırlamak için aşağıdaki başlıkları tekrar inceleyebilirsiniz.

   Çok geniş bir konu olan e-ticareti bu yazımızda noktalayalım artık. Umarım sizlere e-ticaret konusunda ana mantığı anlamanız ve e-ticaret seçenekleri hakkında iyi yeterli düzeyde yardımcı olmuşumdur. Başka deneyimlerde buluşmak üzere hepinizi Allah'a emanet ediyor, sağlıklı günler diliyorum.








28 Nisan 2017 Cuma

E-Ticaret İle Para Kazanmak İçin (3)

    Selam Arkadaşlar,
    E-ticaret ile para kazanma konumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu hafta 'satış ortaklığı yaparak para kazanmak' konusunu inceleyeceğiz.
    E-ticaret yapmanın en kolay ve en az masraflı hattâ yerine göre 5 kuruş harcamadan para kazandıran yöntemidir diyebiliriz. Yazımı fazla uzatmadan, işin özünü anlatmaya çalışacağım.

    Satış ortaklığı yaparak para kazanma yönteminde, tıpkı online mağaza kiralayarak para kazanma seçeneğinde olduğu gibi ürünler sizin değildir. Yine aynı şekilde ürün sahibinin ürününü satarak para kazanıyorsunuz. Ancak bir fark var. Ücretli bir site kiralamak zorunda değilsiniz. Ücretsiz bir blog sitesi açarakta ürün satabilirsiniz. Yazımın başında da dediğim gibi, en az hattâ hiç masraf yapmadan ürün satabiliyorsunuz.

    Bu yöntem, komisyona dayalı bir yöntemdir. Diğer bir deyişle, kâr ortaklığı yöntemi. Yani her sattığınız ürün fiyatından belirlenmiş bir yüzde oranı ile komisyon veya kâr alırsınız. Ürünün fiyatı 100 TL diyelim. Ürünü sattınız. Ürün sahibi size %35 oran ile kâr veriyorsa, bu demektir ki siz, satış başına 35 TL kazancaksınız. (100 x 0,35=35) Çok daha yüksek oran veren ürün sahipleri de olabilir.
"E-ticaret yapmanın en kolay yöntemidir" dedik. Şimdi bunu açıklayalım.
    Arkadaşlar bazı e-ticaret internet sitelerinin en alt kısımlarında satış ortaklığı yazar. (İngilizce: Affiliate) Satış ortaklığı yazan yere tıkladığınızda karşınıza katılım (başvuru) formu, ürün sahibinin satış şartları gibi bir sayfa çıkar. Ürün sahibinin satış şartlarını mutlaka okuyun. Çünkü ürün sahibinin belirlediği şartlara göre satış yapmak zorundasınız. Aksi halde ortaklığınızı iptal edebilir. Bütün şartları anlayarak okuduktan sonra şartları kabul ediyorsanız, ortaklık başvuru formunu dolduracaksınız. Ama bilgilerinizi doldururken gerçek bilgilerinizi vermeniz gerekir. Çünkü ciddi bir iş yapıyorsunuz. Kafadan sallama bilgiler girmeyin. E-posta adresinizi, telefon numaranızı, kimlik bilgilerinizi, adresinizi... hepsini doğru şekilde yazmalısınız.

    Bütün bunları düzgün bir şekilde gerçekleştirdikten sonra ürün sahibi size, tamamen size ait ürün satış linki verecek. Yani size ait bir ortaklık bağlantı linki. Link dediğimiz internet adresi yani. Siz her ürün tanıtımınızda, size özel bu satış linkini kullanacaksınız. Ürün tanıtımı yaptıktan sonra müşterilerinizi bu satış linkinize yönlendirmeye çalışacaksınız. Müşteriler de sizin bağlantınıza tıklayarak ürünün asıl satış sayfasına girmiş olacak. Ve satın aldığı anda komisyon (kâr) kazanmış olacaksınız. Kısaca süreç böyle işliyor. Olayın mantığı budur.

    Satışları izlemek için ürün sahibi size ayrı bir HTML kodu verebilir, vermeyebilir de. Zaten bu zorunlu değildir. Sadece satışları takip etmek isteyenler içindir. Satış yapıp yapmadığınızı takip etmeye yarar. Buna aslında gerek bile yok. Komisyon (kâr) kazandığınızda zaten satış yapmışsınız demektir.

    Gelelim satış ortağı olduğunuz ürünü nasıl, ne şekilde tanıtacağınıza.
    Ücretsiz bir blog sitesi açarak, ürün tanıtabilirsiniz. Cebinizden 5 kuruş harcamadan bir blog sitesi açarak bu işi yapabilirsiniz. Bu yöntemin tek zorluğu var. O da insanları açtığınız ve ürünü tanıttığınız bu blog sitesine yönlendirebilmek. Bunun için biraz zamana var. Her işin bir zorluğu var arkadaşlar. Çaba sarfetmeden ve sabır etmeden hiçbir şey kendiliğinden olmuyor. Bir timsah ağzını açarak günlerce ağzına gelecek rızkı bekleyebiliyor. Bir örümcek ördüğü ağa av gelmesi için günlerce bekleyebiliyor. Ama sonuçta Allah'ın kendisine verdiği rızıkla karnını doyuruyor. Rızıksız hiçbir canlı yoktur. Önemli olan çaba sarfetmek ve sabretmek. Kısa sürede sitenize yönlendirme yapmak mümkün ama bunun için de para harcamak gerekiyor. Google adwords, Facebook ve Twitter'a sitenizi reklam vererek kısa sürede insanları sitenize yönlendirebilirsiniz. "Hayır, ben bu işi tamamen para harcamadan yapacağım" diyorsanız, biraz sabretmek zorundasınız. Çünkü yeni açılmış bir internet sitesinin Google ve diğer arama motorlarında indekslenmesi ve görünmesi için en az 3 ay beklemeniz gerekir.

    Ürün tanıtımı yaparken tamamen özgün yani kendi cümlelerinizle tanıtım yapın. Yalan ve abartı karıştırmaktan kaçının. Üründe olmayan özellikleri varmış gibi göstermeyin. Ticaret ahlâkına uyun. Bazı ürün sahipleri kâr ortaklarına, ürün ile ilgili tanıtım makalesi verebiliyor. Bunun için ürün sahibine ulaşarak danışmanız gerekiyor. Eğer veriyorsa, size verilen örnek tanıtım yazısını tamamen kopyalamak yerine cümleleri biraz değiştirip, sitenizde yayınlayabilirsiniz.

    Satacağınız ürünü, kendiniz satın alarak, ürün hakkında daha fazla fikir sahibi olabilirsiniz. Önce kendiniz ürünü denersiniz, sonra da deneyimlerinizi yazınıza aktarabilirsiniz. Benim bu blog sitemde yaptığım gibi meselâ. Daha özgün cümleler kurmanıza büyük yardımcı olur. Deneyimlerinizi resimleştirebilirsiniz. Resimleştirdiğiniz deneyimlerinizi sitenize aktarabilirsiniz.

    Satış linkinizi doğrudan reklam vererekte satış yapabilirsiniz. Bunun için uzun uzun tanıtım yazısı yazmanıza gerek yok. Sadece ürün hakkında kısa bir bilgi verirsiniz (Fiyatı, birkaç özelliği gibi), verdiğiniz bilgilerin hemen altına da, size verilen satış bağlantı adresini de eklersiniz, sonra da takipçisi yüksek olan Facebook sayfalarında yorum yazarak veya duvarında paylaşarak, forum sitelerinde konu açarak, Twitter hesabınızda ve diğer sosyal internet alanlarında reklam yaparsınız. Burası işin ücretsiz kısmı.
 
    Daha kesin ve kısa zamanda bir sonuç almak isterseniz. reklamınızı dilerseniz ücretli olarakta yapabilirsiniz.  Haber, magazin siteleri gibi trafiği yüksek internet sitelerinin reklam köşelerine, trafiği yüksek blog sitelerinde, site sahibine reklam ücreti ödeyerek reklam verebilirsiniz. Bunun yanısıra Facebook reklam alanlarında, Google Adwors'te, Twitter ücretli reklamlarında reklam yapabilirsiniz. Yalnız Google Adwords'ün, Facebook ve Twitter gibi reklam alanlarının bazı reklam politikaları vardır. Meselâ sağlıkla ilgili ürünlerin, cinsellik ile ilgili ürünlerin reklamına izin vermeyebilirler. Yine aynı şekilde, birkaç cümlelik tanıtım yazınıza satış bağlantı adresinizi de ekleyerek böyle sitelerde ücretli reklam verebilirsiniz.

    Ürünlerine satış ortağı arayan bir çok satıcı ülkemizde de mevcut. Burada ondan bahsetmeyeceğim çünkü yazım gereğinden fazla uzamış olacak. Konu uzadıkça uzayacak. Elinizin altında internet gibi bir nimet var. Google'nin arama motoruna satış ortaklığı yapan siteler yazarak aratabilirsiniz. Ben sadece işin teorik bilgisini sizlere aktarmaya çalıştım. Konu ile yeni tanışan arkadaşlara yardımcı olma niyetiyle böyle bir yazı yazmaya karar verdim. Faydalı olabildiysem ne mutlu. Bu konu ile ilgili merak ettiğiniz bir konu olursa blogumun iletişim menüsünden bana ulaşabilirsiniz. Diğer e-ticaret seçeneklerini okumak için aşağıdaki başlıkları inceleyebilirsiniz.

    Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, hepinize sağlıklı ve mutlu günler dilerim.

19 Nisan 2017 Çarşamba

E-Ticaret İle Para Kazanmak İçin (2)

    Merhaba Arkadaşlar;
    Geçen hafta e-ticaret ile para kazanmak konusuna giriş yapmıştık.Yazımın bu bölümünde, online mağaza kiralayarak e-ticaret yapmayı anlatmaya çalışacağım.

    Online mağaza kiralamak en çok tercih edilen yöntemlerden biri. Sıfırdan ve tamamen kendinize ait online mağaza açarak e-ticaret yapmak ile kıyaslarsak biraz daha kolay ve maliyeti daha az olan bir seçenek.

    Ülkemizde bazı aracı internet siteleri, kendi tasarladıkları site şablonları ile e-ticaret sitesi hazırlayarak üyelerine kiralamaktadır. Site içindeki ürünleri ve bir e-ticaret sitesinde olması gereken her şeyi (kredi kartı sanal pos, kampanya, hediye çekleri gibi modülleri) entegre ederek satış yapmaya hazır duruma getirirler. Siz de hazır şablonlarla hazırlanmış bu e-ticaret sitelerini 1 yıl boyunca kiralayarak, internet üzerinden satış yapmaya başlarsınız.

    Online mağaza kiralama seçeneğinin, maliyeti biraz daha düşüktür. Ama az da olsa bu seçenekte de katlanılması gereken belli başlı maliyetler var. Online mağaza hazırlayıp kiralayan e-ticaret aracı kurumları, online mağaza kiralamanız için bazı paket seçenekleri sunar. Her paketin özellikleri ayrıdır. İster özellik kısıtlamalı kiralık mağaza, ister kısıtlı olmayan özelliklere sahip paketler kiralayabilirsiniz. Her paketin ücreti, özellik kısıtlamasına göre değişir.

    Bu paketlerden de bahsedelim.
➽ Özellik kısıtlamalı kiralık paketlerde ürünler sizin değildir. Ürünler size online mağaza kiralayan aracı kurumundur. Ürünleri toptan satın alır, kiralanan siteye entegre eder ve satışa hazır halde kiralar. Siz sattığınız ürünün %100 kârını hak edersiniz. Sistemde dışarıdan ürün veya kendi ürettiğiniz ürünleri satamazsınız. Ayrıca kampanya ve hediye çekleri düzenleme özellikleri de kısıtlıdır veya engellidir. Siz sadece hazır şablona entegre edilen ürünleri satabilirsiniz.

    Özellik kısıtlamalı kiralık online mağazalarda, sadece alt domain (alan adı) ile satış yapabilirsiniz. Kendinize ait özgün bir domain (alan adı) almadan ürün satarsınız. Meselâ size online mağaza kiralayan kurumun internet sitesi adı, www.fipazar.com olsun. Özellik kısıtlamalı paketi kiraladığınızda aracı kurum, bir alt alan adı imkanı verir. İstediğiniz bir alt alanı belirleyebilirsiniz. Örneğin alt alan adını "bircanmarket" olarak belirlediniz. Sonuçta satış yapacağınız kiralık mağazanızın domain adı, www.bircanmarket/fipazar.com olur.

    Özellik kısıtlamalı online mağazanızda, ürünle birlikte teslim edilen faturalarda, ürün ambalajında, size online mağaza kiralayan aracı kurumun reklam amacıyla logosu yer alır.

➽ Tam özelliğe sahip kiralık online mağaza paketlerinde ise, ürünler yine size ait değildir. Ürünler, online mağaza kiralayan firmanındır. Ürünlerin %100 kârı sizin kazancınızdır. Özellik kısıtlamalı kiralık paketten farklı olarak, dışarıdan aldığınız ürünleri veya ürettiğiniz ürünleri kiraladığınız online mağazaya entegre edebilir ve satabilirsiniz. Kampanya veya hediye çeki etkinliklerinde herhangi bir kısıtlama yoktur.

    Tam özelliğe sahip kiralık online mağaza paketlerinde, kendinize ait özgün bir domain (alan) adına sahip olma imkanınız vardır, hattâ zorunludur. Bu sebeple, ayrıca bağımsız alan adı almak için fazladan maliyet üstlenmiş olacaksınız. Merak etmeyin bu maliyet cebinizi fazla zorlayacak büyüklükte değil. Sadece domain almak yeterlidir. Gerekli olan hosting, kiralamış olduğunuz online mağaza paket fiyatının içindedir. Yani size online mağaza kiralayan aracı kuruma aittir. Bağımsız domain adı almak için godaddy, turhost gibi herhangi bir hizmete başvurabilirsiniz. Az bir ücret ödeyerek aldığınız bağımsız, size özgün alan adınızı, online mağaza kiraladığınız firmaya bildirdiğinizde, onlar sizin yerinize gerekli tüm işlemleri yapacak ve satışa hazır duruma getirecektir. Böylece mağazanız kiralıkta olsa bağımsız bir domain adıyla satış yapacaksınız. Yukarıda örnek gösterdik. O örneğin aynısını burada da kullanalım. Bağımsız alan adınızı www.bircanmarket.com olarak aldığınızda aynen bu isim altında satış yapıyor olacaksınız.

    Tam özelliğe sahip bir online mağaza kiraladığınız zaman, kiraladığınız mağazada, müşteriye gönderilen faturada ve ürün ambalajında, online mağaza kiralayan aracı kurumun logosu yer almaz.

    Paketlerden yeteri kadar bahsettikten sonra konuyu toparlamak iyi olacak. Online mağaza kiralama yoluyla e-ticaret yapmaya genel anlamda açıklamaya geri dönüyorum.

    Online mağaza kiraladığınızda bir avantajınız daha var.
    Müşteri ile hiçbir şekilde muhatap olmuyorsunuz. Müşteriniz aldığı ürünü beğenmediyse veya yanlışlıkla başka ürün kendisine gönderildi ise ürünü iade etmek isteyecektir. Ürünün iade edilmesi konusuna siz karışmıyorsunuz. Her şey, size online mağaza kiralayan aracı kuruma ait. Bütün işlemlerle o ilgileniyor.

    Bu arada buraya bir parantez açmak istiyorum. Yanlış ürün gönderimi nadir de olsa büyük alışveriş platformlarında da olabiliyor. Olabilir hepimiz insanız, kusur işleriz. Müşteri de kusurlu olabilir, satıcı da bazen kusur işleyebilir, yanlış ürün gönderebilir. Zaten güvenli alışveriş platformlarında bu gibi hataların telafisi mümkündür ve kolaydır. Artık eskisi gibi değil.

    Sattığınız ürünün gönderilmesi yani kargoya verilmesi ile de uğraşmıyorsunuz. Bütün bu işlemler, online mağaza kiralayan aracı kuruma ait. Ürünü sizin adınıza onlar gönderiyor. Özetle sizin işiniz sadece kiraladığınız mağazadaki ürünleri satmak.

    Vergi konusunda ise yine üstünüzden yük düşüyor. Muhasebe giderleri gibi bir maliyetiniz yok. Sadece ürün satışınızdan elde ettiğiniz %100 kâr üzerinden %20 oranında stopaj vergisini aracı kurum sizin adınıza ödüyor. Asıl vergi mükellefi, online mağaza kiralayan aracı kurum olduğu için siz, KDV, gelir vergisi, damga vergisi gibi vergiler ödemiyorsunuz. Konuyu iyice kavrayabilmeniz için burada da sayısal bir örnek verelim. Diyelim ki, 100 TL kâr edebileceğiniz bir ürün sattınız. Bu 100 TL'lik kârın %20'lik kısmı sizden stopaj olarak kesilir ve siz 80 TL kâr ile satış yapmış olursunuz. Ve bu 80 TL'lik kârınızı banka hesabınıza aktarabilirsiniz. Online mağaza kiraladığınızda, mağazanızı yönetebileceğiniz bir yönetim paneli şifreleri ile birlikte teslim edilir. Satışlarınızı bu panelden görüp, takip edebilirsiniz. Mağazanıza üye olan müşterilerinizi yönetim panelinizden görürsünüz. Ürünlerinizi bu panel üzerinden yönetirsiniz. İstediğiniz ürünü veya ürün kategorisini satıştan çekebilir, istediğinizi satışa dahil edebilir, fiyatlarını düzenleyebilirsiniz.

    Online mağaza kiralama seçeneğinin hep avantajlarından bahsettik. Bu seçeneğin bir dezavantajı var. O da ürünlerin taban fiyatı sınırlaması var. Yani bir ürünü haddinden düşük bir fiyata satamıyorsunuz. Hem haksız rekabet olmaması için, hem de online mağaza kiralayan aracı kurumun zarar etmemesi için böyle bir tedbir alınmıştır. Ama tavan fiyatta bir kısıtlama yok. 100 TL'lik ürünü 500 TL'ye de satabilirsiniz. Tabi iyi anlaşılması için tavan fiyatı abarttım. 😊

    Online mağaza kiralarken bir defaya mahsus olarak site şablonu ve site kurulum ücreti ödüyorsunuz. Kesenizi zorlayacak olan sadece bu ücrettir ama tek seferliktir. Bir sonraki yıl mağaza kurulum ücreti ödemezsiniz. Bunun yanında her yıl, hosting ve domain ücretlerini zamanında ödemeniz gerekiyor. Hosting ve domain maliyetleri düşüktür. 1 yılda 250 TL'yi aşmaz.

   Türkiye'de online mağaza kiralayan aracı kurumlar mevcuttur. İncir.com (kapandı), ideasoft, onlinemagaza.com gibi hizmetlerden yararlanabilirsiniz. Ben aslında yazımın bütününde onlinemagaza.com sisteminden biraz bahsettim. Diğer aracı kurumların sunduğu hizmet paketlerinin özellikleri farklı olabilir. Hangisi üzerinde geniş bilgiye sahip olmak istiyorsanız, o kurumun internet sitelerini inceleyebilirsiniz.

    Arkadaşlar e-ticaret yapma seçeneklerini birbirleri ile kıyas konusuna hiç girmeyeceğim. Bütün seçenekleri okuyup anladığınız zaman, zaten farklılıkları hakkında bilgi edinmiş olacaksınız. Kendinize göre avantaj ve dezavantajlarını değerlendirmeyi size bırakıyorum ve bu yazımı da burada noktalıyorum. Diğer e-ticaret seçeneklerini okumak için aşağıdaki başlıklardan veya bloğumun "Tüm Yazılar" menüsünden ulaşabilirsiniz.

    Hepinize mutlu günler diliyorum. Bir sonraki yazımda görüşene kadar Allah'a emanet olun.

11 Nisan 2017 Salı

E-Ticaret İle Para Kazanmak İçin (1)

    Merhaba Arkadaşlar;
    Yeni bir deneyim ile yine karşınızdayım. Bu haftadaki konumuz e-ticaret ile para kazanmak. E-ticaret ile para kazanmayı, online mağaza açarak para kazanmak olarakta ifade edebiliriz.

    İnternetin ülkemizde yaygın şekilde kullanılmaya başlanmasından sonra, internet üzerinden para kazanma konusu son 10 yılda kendini iyice göstermiş durumda. İnternetten para kazanma yollarından biri olan online mağaza açıp e-ticaret yapmak, en çok gelir getiren seçenekler arasında yer alıyor. Bu yazımızda bazı e-ticaret seçeneklerini baz alarak değerlendireceğiz.

    Önce "e-ticaret nasıl oluştu?" kısaca bundan bahsedelim.

    Ülkemizde internet, ilk başlarda gazete veya haber okumak, TV izlemek, radyo dinlemek gibi amaçlarla kullanılıyordu. Zaten daha fazla seçenek yoktu. İnternet sitesi sayısı da çok düşüktü. Daha sonra chat (sohbet) odaları, Messanger, Facebook, Twitter derken oldukça yaygın bir kullanıma erişti. İnternet kullanımı yükselmeye başladığı yıllardan itibaren, internet üzerinden para kazanmaya yönelik teşebbüsler hemen arkasından geldi. İnternetin bu kadar yaygın kullanılması, ciddi bir potansiyel müşteri sayısı demektir. İç piyasada müşteri bulmaya zorlanan satıcılar, bu kalabalığı iyi değerlendirmeyi başardı ve e-ticarete atılarak para kazanmaya yeni bir boyut getirdi. Hem daha kolay müşteri bulma imkanı, hem de daha yüksek kâr elde etme yönüyle internet, artık satıcılar için en çok tercih edilen seçenekler arasında yer almaya başladı.

    Şimdi asıl konumuza geri dönelim.
    Tabi e-ticaret yapmanın birden fazla seçeneği var. Size bu seçenekleri artısı ile eksisi ile açıklamaya çalışacağım. Yazımızı okuduktan sonra kendinize uygun seçeneği seçmek için ön bilgiye sahip olacaksınız.

    Kendinize ait bir online mağaza açarak e-ticaret yapabilirsiniz.
    Ancak bu seçenek, yüksek bir sermaye gerektirdiği için pek fazla tercih edilmiyor. Bütün özellikleriyle birlikte büyük bir online mağazaya sahip olmak için, en az 20.000 TL sermayeniz olması gerekiyor. Eğer bir web yazılımcısı, programcısı değilseniz, bu maliyeti göze almak zorundasınız. Konusunda uzman kişilerin bilgisine muhtaçsınız. Web yazılım ve programcıları, sıfırdan bir online mağaza açmak için, sizden bu parayı isterler ve haklarıdır da. Çünkü bu iş kolay değil. Web tasarımcıları dilediğinizde sitenizin SEO hizmeti de verebilir. Bunun içinse ayrı bir ücret talep edebilir. Artık biliyorsunuz; SEO olmadan web sitenizin arama motorlarında öne çıkması çok zor, bu sebeple SEO olmazsa olmazların arasındadır. SEO olmazsa satış yapmanız çok zor.
 
    Kendinize ait bir web sitesi açtınız veya açtırdınız varsayalım. Satmak için çok sayıda ürünü toptan satın alıp, web sitenize entegre etmeniz gerekiyor. Ayrıca bu ürünlerinizi korumak için, ürünlerinizden fire vermeyecek nitelikte bir depoya ihtiyacınız var. Toptan ürün almak için 50.000 TL'lik bir sermaye başlangıçta yeterlidir. Ne kadar çok ürün alırsanız ve bu mallarınızı iyi koruyabilirseniz o kadar çok kâr potansiyeliniz artar.

   Bitmedi. Bir sürü resmî prosedürü tamamlamanız lazım. Prosedürden kasdımız, bir ticaret siciline sahip olmanız gerekiyor. Yani fatura veya fiş kesebilen vergi mükellefi olmanız gerekiyor. Ortaklık açmanıza gerek yok. Şahıs işletmesi olabilirsiniz. Meselâ küçük bir köy dükkanı, şahıs işletmesine örnektir. Ancak yine bütün bu işler için size danışmanlık yapacak bir meslek mensubuna daha ihtiyacınız var. Serbest muhasebeci mali müşavirlere... İster bütün bu prosedürler hakkında sadece bilgi alıp, bütün işleri siz yaparsınız, isterseniz de vekâlet vererek resmî işlemleri sizin adınıza muhasebecinin yerine getirmesini sağlarsınız. Sadece işletme açarken değil, işletme kurulumundan sonra da her zaman muhasebecilere ihtiyacınız olacak. Muhasebeciler, devlet ile sizin aranızda köprüdür. Evrak kaydı yaparlar, ödemek zorunda olduğunuz vergi tutarını tespit ve tahakkuk ettirirler ve yetki vermeniz hâlinde adınıza tahakkuk olmuş verginizi öderler.

    Sitenizde kredi kartı ile ödeme alabilmeniz için sanal pos almanız gerekiyor. İstediğiniz bir bankaya başvurarak, bankanın şartlarını yerine getirerek ve maliyetine katlanarak, sanal pos alabilirsiniz. Bankalar, sanal pos vermek için ticari bir sicilinizin olmasını şart koşar. Fatura veya fiş kesebilen bir vergi mükellefi değilseniz maalesef pos cihazı alamazsınız. Pos cihazı alamazsanız kredi kartınıza ödeme alamazsınız. Sadece havale/EFT yoluyla veya kapıda ödeme seçenekleriyle idare etmek zorunda kalırsınız. Bu web siteniz ve ticari siciliniz için iyi olmaz. Alıcılar nazarında fason satıcı gibi görünürsünüz. Hani şu TV'lerde, radyolarda, gazete kenarlarında sahte ürün satan satıcılar var ya. İşte biz bunlara fason satıcı diyoruz. Ürün garantisi sahtedir, ürün satın aldıktan sonra sizi tanımazlar, karşınızda muhatap bulamazsınız, bulsanız da kaba ve görgüsüz şekilde konuşur. Müşterinize işte böyle kötü satıcı olarak görünmek istemiyorsanız, güven vermek istiyorsanız sanal kredi kartı posu almanızda büyük fayda var.
 
    Haa bir de unutmadan... Online internet mağazanız için bir de SSL sertifikasına sahip olmak zorundasınız. Zorundasınız diyorum çünkü son günlerde Google, ticari olsun veya olmasın bütün web sitelerine SSL Sertifikası şartı koydu. SSL sertifikası olmayan web sitelerini  tek tek tespit ederek güvensiz statüsüne aldı. SSL sertifikası müşterileniz için de bir güvenlik göstergesidir. SSL sertifikasını yıllık ücretini ödeyerek, web sitenizin domaini ve hostingini satın aldığınız firmadan temin edebilirsiniz.

    Bu seçenekte bir dezavantaj daha... Üzgünüm ama sizden önce açılmış olan hepsiburada.com, gittigidiyor.com, n11.com, sanalpazar.com gibi dev alışveriş platformları ile rekabet etmek zorundasınız. Ve bu çok ama çok zor. Sadece hepsiburada.com'un 7 milyon üyesi (müşterisi) var. Diğerlerini hiç saymıyorum bile. Bu platformlar, her bakımdan müşteri memnuniyeti konusunda tecrübe edine edine uzmanlaşmıştır çünkü piyasanın ilk kurulan alışveriş siteleridir. Zaman içinde kendilerini en üst seviyede geliştirmişlerdir. Sizi korkutmak istemem ama bu platformlarla rakip olmak demek, Migros'un yanında dükkan açmak gibidir.

    Size bir de ürünü müşteriye teslim etmek için uygun fiyatta anlaşabileceğiniz kargo şirketi lazım. Çünkü müşteri yüksek fiyatlı kargo ücreti ile teslimat yapan web sitelerinden hoşlanmaz. Kargo şirketleri anlaştığı işletmelere uygun fiyatlı kargo teslim fırsatı sunabiliyor. Tabi belirli bir satış hacmi isteyebilirler. Aksi hâlde indirim yapmak istemezler.

    "Bu seçeneğin hiç avantajı yok mu?" diye soruyorsunuz belki de.
   
Elbette var. Bir kere her şey sizin kontrolünüz altında. Birileriyle kâr ortağı olmak zorunda değilsiniz. Kârınızın tümü sizindir. İstediğiniz kategoride ve istediğiniz ürünleri satabilirsiniz. Yazımızın baş kısımlarında 50.000 TL'lik bütçeyi ürün tedariği için ayırmanız gerektiğini söyledim ama bu şart değil. Eğer çok çeşit ürün yerine tek çeşit ürün satacaksanız daha az bir sermaye ile de bu işi yapabilirsiniz. Web sitenizi istediğiniz gibi entegre edebilirsiniz. Deponuzda olan dilediğiniz ürünü satıştan çekebilirsiniz. Dilediğiniz ürünü de satışa sunabilirsiniz. İndirim kampanyaları hazırlayabilirsiniz. Müşterinize ayrıcalıklı hediye çekleri düzenleyebilirsiniz.

    Bu seçeneği yeteri kadar anlattığıma inanıyorum ve buraya bir virgül koymak istiyorum çünkü yazımın epey uzadığını farkettim. Malum sizin için can sıkıcı olabilir. Zaten okumayı sevmeyen bir toplumuz. Yazımın diğer bölümlerini numaralandırarak, sunmayı planladım. "E-ticaret ile para kazanmak için" başlıklı yazımın diğer bölümlerini numaralandırdığım diğer yazılarımda bulacaksınız. Bunun için size 2 alternatif sunuyorum. İsterseniz bloğumun sağ tarafındaki "Tüm Yazılar" menüsünden, isterseniz aşağıdaki alt başlıklardan ulaşabilirsiniz.

29 Mart 2017 Çarşamba

Minoxidil Sakal Çıkarıcı İşe Yarıyor mu?

    Merhaba Arkadaşlar,
    Yeni bir tecrübe konusuna hoşgeldiniz. Bu günkü konumuz sakal çıkarmaya çalışan hemcinslerim için.
    Kısmen veya sakalı hiç çıkmayan arkadaşlarımızın sayısı oldukça fazla. Belki de bugüne kadar pek çok ürün denediniz ancak bir faydasını göremediniz. Sarımsağı keserek veya rendeleyerek suyunu çıkardınız, yüzünüze sürdünüz, yüzünüzde yanıklar oluştu. Sarımsak yağı sürdünüz etkisi olmadı. Badem yağı sürdünüz tesir etmedi. Eczaneden ürünler aldınız, etkisi geçici oldu, biliyorum. Çünkü sizin denediğiniz her şeyi ben de denedim.
    Sakalların çıkması bir erkek için çok önemli. Kimisi sık sık traş olmaktan bıkıp usansa bile, sakalı hiç çıkmayan veya kısmî bölgelerde çıkan erkekler için sakalın çıkmaması psikolojik sıkıntılar bile doğurabiliyor.
    Benim de bu yazıyı okuyan pek çok arkadaşım gibi, sakalım belli bölgeler de çıkıyordu, belli bölgelerde ise boşluklar vardı. Çenemde ve favorilerde çıkıyor ancak seyrek biçimde, yanaklarımda çok ince, çıplak gözle zor görünen tüycükler mevcuttu. Bıyıklarımda bir problem yok.
    Eczanede satılan ürünleri de kullandım. Faydası oldu ama maalesef geçici bir etki bıraktı. Çıkmayan bölgelerde sakal oluşumları başladı ancak 3 ay sonra hepsi kayboldu. Denediğim ürünlerin isimlerini tek tek vermeyeceğim çünkü gerek olmadığını düşünüyorum. Etkisi geçici olan bir ürünün ismini vermek faydasız bana göre.  
    İnternetten araştıra araştıra nihayet bir ürün bulmuştum. İsmi  Minoxidil %5 Pak Darou. Ürün ambalajının üzerinde Arapça ve İngilizce yazılar olan bir İran ürünü. Bugün bu üründen bahsedeceğim sizlere.
    Minoxidil sakal çıkarıcı işe yarıyor mu, sorusuna şimdiden net bir cevap vereyim. Düzenli ve kullanım prosedürüne uygun kullanırsanız evet kesinlikle işe yaradığına bizzat kendim şahit oldum. Dikkat etmeniz gereken, orjinal ürün alacaksınız ve dediğim gibi, kullanım şekline kesinlikle uyacaksınız. Aksi halde diğer ürünler gibi, bir faydasını görmezsiniz. Ambalajını yandaki resimde gösterdim. Ürünü satın aldığınızda size nasıl kullanacağınızı zaten söylüyorlar. Söylemezlerse siz sorun, onlar cevap verirler.
    Bu ürünü 60 gün boyunca hiç aksatmadan düzenli şekilde kullandım ve etkisini gördüm. Hiç sakalı çıkmayan arkadaşlar daha uzun süre kullanmak zorunda kalabilir. Ölçüsünden fazla kullanmadığınız sürece herhangi bir yan etkisi yok. Sadece cildi hassas olan arkadaşlarımızda ilk hafta döküntüler yaşanabilir. Eğer deri döküntüleri gerçekleşirse endişelenmeyin. Hattâ işler yolunda gidiyor demektir. Sadece 2-3 gün ara verebilirsiniz ve bu 2-3 günlük arada çeşitli nemlendiriciler kullanabilirsiniz. Dökülme son bulacaktır.
    Faydasını gördüğüme dair lütfen görsel istemeyin. İnternet ortamında ilaçların etkisine dair görsellere şahsen itibar etmiyorum. Ben görsel paylaşsam bile "fotomontaj" diyecek arkadaşlar çıkacaktır.
   Ambalaj içinden ayrıca plastik tüp çıkıyor. Her kullanımda size önerilen dozajda bu plastik tüpü doldurarak kullanmanız lazım. "Ben daha çok süreyim, daha çabuk etkisini göreyim" diye bir hataya düşmeyin. Bir ilacı olduğundan fazla kullanmak fayda vermez. Grip olduğumuzda tek seferde 10 tane aspirin içiyor muyuz? İçmiyoruz çünkü faydasından çok zararını görürüz değil mi? İşte bu da aynı.
    Yazımın önceki kısımlarında dediğim gibi, tekrar ediyorum. Ürünü orjinal satan güvenli yerlerden alın. Ve kullanım talimatlarına kesinlikle uyun. Minoxidil ürününü orjinal satan sitelerin isimleri aşağıdadır:
    Ürünün kokusu da gayet hoş. Öyle rahatsızlık verici bir kokusu yok. Aksine biraz ferahlık veren hoş bir kokusu var.
    Ben bu ürünü kullanmadan önce her seferde yüzümü yıkadım. Temiz bir yüzde uygulanması gerekiyor. Kimisi her kullanımdan önce traş oluyor. Deri üzerindeki kalıntılar gitsin, deri nefes alsın anlamında. Tabi bu şekilde de kullanılabilir ancak hassas ciltler çin tahriş edici olabilir. Her seferinde traş olmanıza gerek yok. Temiz ve nefes alan bir yüze, uygun ölçüde kullanmanız yeterli. Yüzünüzde buz gezdirerekte gözeneklerin açılmasını, derinin nefes almasını sağlayabilirsiniz. İlacı sürdükten sonra iyice yedirin. Yüzünüze veya sakal bölgenize uyguladıktan sonra en az 4 saat yüzünüzü yıkamayın. Kullanımla ilgili talimatlara mutlaka uyun. Ben yine de nasıl kullandığımı açıklıyorum. 4 saat geçtikten sonra dileyen yüzünü yıkar. Yıkamasanız da bir zararı yok. Satıcıya bunu sorduğumda "hayır yıkamasan da bir zararı olmadığını" söylemişti. Gerçekten de zararı yok ama yıkamanızı tavsiye ederim. Sonuçta namaz kılan arkadaşlarımız için bir engel olmasın.

Buraya kadar anladığınızı ümit ediyorum. Anlamadığınız, merak ettiğiniz bir konu olursa adalanfatih@gmail.com e-posta adresimden bana ulaşabilirsiniz.

Sevgi ile kalın. Bir sonraki tecrübeme kadar hem kendimi hem de sizleri Allâh'a emanet ediyorum.